DMK m. 12'ye göre memurun idareye verdiği zararın tazmininde 'genel hükümlerin uygulanacağı' belirtilmiştir. Bu ifadeden ne anlaşılması gerektiğini ve idarenin zararı tazmin için hangi hukuki süreci işletmesi gerektiğini, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 2003/2431 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.
DMK m. 12'deki 'genel hükümlerin uygulanması' ifadesi, idarenin, belirli bir miktarın (en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısı) üzerindeki zararları veya memurun ödemeyi kabul etmediği zararları, idari bir kararla veya doğrudan memurun maaşından keserek tahsil edemeyeceği anlamına gelir. Bu durumlarda idare, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek, uğradığı zararın tazmini için görevli adli yargı merciinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) memura karşı bir 'alacak davası' açmalıdır. Danıştay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, idarenin zararın ödenmesi yönünde memura gönderdiği yazı, rızaen ödeme yapılmazsa dava açılacağını bildiren bir 'ihtar' niteliğindedir ve tek başına icrai, yani uygulanması zorunlu bir idari işlem değildir. Dolayısıyla bu yazıya karşı doğrudan idari dava açılamaz; asıl hukuki süreç, idarenin adli yargıda açacağı tazminat davasıdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-12-madde-dmk/)