Sigortasız çalıştırılan işçinin açacağı hizmet tespit davasının hukuki niteliğini ve bu davanın neden zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığını açıklayınız. Bu davada ispat yükü kime aittir ve hangi tür delillere başvurulabilir?
Hizmet tespit davası, niteliği itibarıyla bir 'tespit davası'dır. Amacı, işçinin belirli tarihler arasında sigortasız olarak çalıştığı veya primlerinin eksik yatırıldığı 'hukuki durumun' mahkeme kararıyla tespit edilmesidir. Bu dava, bir alacak veya tazminat davası olmadığı için İş Kanunu'nda düzenlenen zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez. Çünkü arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıkları için geçerlidir. Sosyal güvenlik hakkı ise kamusal nitelikte, anayasal bir haktır ve tarafların üzerinde anlaşarak vazgeçebileceği bir hak değildir. Bu nedenle hizmet tespiti uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli değildir. Bu davalarda ispat yükü, fiili çalışmayı iddia eden işçiye aittir. İşçi, çalışmasını her türlü delille ispatlayabilir. En önemli deliller; aynı dönemde çalışan ve sigortalı olan iş arkadaşlarının tanıklığı (bordro tanıkları), işyerine giriş-çıkış kayıtları, ücret bordroları, banka kayıtları, işverence düzenlenmiş belgeler ve SGK müfettiş raporlarıdır. Yargıtay, özellikle komşu işyeri çalışanlarının tanıklığı gibi dolaylı delilleri de kabul etmektedir. (Kaynak: oner.av.tr/sigortasiz-isci-calistirma/)