Kanun yararına bozma (CMK m. 309) sonucunda Yargıtay'ın vereceği bozma kararının hukuki sonuçlarını, bozma nedeninin davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin olması (m. 309/4-a), mahkumiyete ilişkin olması (m. 309/4-b) ve mahkumiyet dışındaki hükümlere ilişkin olması (m. 309/4-c) hallerine göre ayrı ayrı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203674

Kanun yararına bozma kararının sonuçları, bozulan kararın niteliğine göre değişir: a) Davanın Esasını Çözmeyen Bir Karara İlişkin Bozma (m. 309/4-a): Örneğin, bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bozulmuşsa, kararı veren mahkeme yeniden bir inceleme ve araştırma yaparak yeni bir karar verir. Yargılama yeniden başlar. b) Mahkumiyete İlişkin Hükmün Usulden Bozulması (m. 309/4-b): Eğer bozma, mahkumiyet hükmünün esasına değil de, savunma hakkını kısıtlayan bir usul işlemine (örneğin, sanığa son söz hakkı verilmemesi) ilişkinse, ilk derece mahkemesi yeniden yargılama yapar. Ancak bu yeni yargılama sonucunda verilecek ceza, önceki hükümle belirlenen cezadan 'daha ağır olamaz'. Bu, sanık aleyhine sonuç doğurmama ilkesinin bir gereğidir. c) Mahkumiyet Dışındaki Hükümlere İlişkin Bozma (m. 309/4-c): Eğer bozma, beraat, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı gibi mahkumiyet dışındaki bir hükme ilişkinse, bu bozma 'sanık aleyhine sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez'. Karar sadece hukuka aykırılığın tespiti ve hukuk birliğinin sağlanması amacına hizmet eder, sanığın hukuki durumu değişmez. Örneğin, beraat eden bir sanık, beraat kararının gerekçesi kanun yararına bozulsa bile beraat etmiş sayılmaya devam eder. (Kaynak: or.av.tr/kanun-yararina-bozma-nedir/)