Kira tespit davası sonucunda mahkemenin belirlediği yeni kira bedeli ile eski kira bedeli arasındaki fark alacağı için faizin başlangıç tarihini, davanın 'tespit davası' niteliği ve kararın 'kesinleşme' şartını dikkate alarak açıklayınız. Bu alacak neden ilamlı icraya konu edilemez?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203672

Kira tespit davası, bir alacak (eda) davası değil, bir tespit davasıdır. Davanın sonunda verilen karar, 'yeni dönem kirası şu kadardır' şeklinde bir tespitten ibarettir; 'şu kadar alacağın davalıdan tahsiline' şeklinde bir eda hükmü içermez. Bu nedenle, bu karar tek başına ilamlı icraya konu edilemez. Kira farkı alacağı, ancak tespit kararının 'kesinleşmesiyle' muaccel (istenebilir) hale gelir. Dolayısıyla, faiz de ancak bu kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Kiraya veren, kesinleşen tespit ilamına dayanarak, yeni kira döneminin başından kesinleşme tarihine kadar birikmiş olan kira farklarını, ayrı bir icra takibi (ilamsız takip, Örnek 7 veya Örnek 13) veya alacak davası ile talep edebilir. Bu takip veya davada, faizin başlangıç tarihi olarak da tespit kararının kesinleştiği tarihi göstermelidir. Çünkü borçlunun (kiracının) temerrüdü, ancak borcun miktarının kesin olarak belli olduğu bu tarihte başlar. (Kaynak: oner.av.tr/kira-tespit-davasi/)