CMK m. 54 uyarınca yemin, kural olarak tanıklıktan önce verilirken, CMK m. 55 hangi kişilerin yeminsiz dinleneceğini düzenlemiştir. Bu istisnaların (örneğin, dinlenme sırasında 15 yaşını doldurmamış olanlar, ayırt etme gücüne sahip olmayanlar, şüpheli/sanık yakınları) temel mantığını, beyanlarının güvenilirliği ve tanığın korunması ilkeleri açısından yorumlayınız.
CMK m. 55'te sayılan kişilerin yeminsiz dinlenmesinin temelinde iki ana mantık yatar: 1) Beyanın Güvenilirliğine İlişkin Şüpheler ve Tanığın Korunması: a) 15 Yaşını Doldurmamış Olanlar ve Ayırt Etme Gücüne Sahip Olmayanlar: Bu kişilerin, yeminin anlam ve önemini, yalan beyanın hukuki ve ahlaki sonuçlarını tam olarak kavrayamayacakları varsayılır. Onları, anlamadıkları bir eylemin sonuçlarıyla (yalan tanıklık suçu gibi) karşı karşıya bırakmamak ve beyanlarını baskı altında kalmadan daha doğal bir şekilde alabilmek için yeminden muaf tutulmuşlardır. Bu, 'tanığın korunması' ilkesinin bir gereğidir. b) Şüpheli/Sanık Yakınları (Çekinme hakkı olanlar): CMK m. 45'te sayılan ve tanıklıktan çekinme hakkı olan yakınlar (eş, altsoy, üstsoy vb.) tanıklık yapmayı kabul etseler dahi yeminsiz dinlenirler (CMK m. 50). Bunun sebebi, bu kişilerin yakınlarına duydukları sevgi ve bağlılık nedeniyle objektif olamayacakları, doğruyu söyleme yükümlülüğü ile yakınlarını koruma içgüdüsü arasında kalacakları varsayımıdır. Yemin, bu kişileri ahlaki bir ikileme sokacağı ve beyanlarının güvenilirliğini artırmayacağı için gereksiz görülmüştür. Bu istisnalar, hem tanığı korumayı hem de güvenilirliği şüpheli olabilecek beyanlara yeminle suni bir ağırlık kazandırmamayı amaçlar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-54-madde-cmk/ metninden ve genel CMK bilgisinden türetilmiştir.)