Kişilerin hayatını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçunda (TCK m. 187), hem hapis cezası hem de adli para cezası öngörülmüş olması, bu suça verilen cezanın 'adli para cezasına çevrilmesini' neden engeller? Bu durumun, suçun vahameti ve kanun koyucunun amacı açısından anlamını yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203665

TCK m. 50, kural olarak kısa süreli hapis cezalarının (1 yıl ve altı) adli para cezasına çevrilmesine imkan tanır. Ancak, bir suçun yaptırımı olarak kanunda hem hapis cezası hem de adli para cezası birlikte öngörülmüşse, bu durum, hapis cezasının ayrıca para cezasına çevrilmesine engel teşkil eder. Bunun sebebi, kanun koyucunun o suç tipi için her iki yaptırım türünün de (hem özgürlüğü kısıtlayıcı ceza hem de malvarlığına yönelik ceza) uygulanmasını zorunlu ve gerekli görmesidir. TCK m. 187'de hem hapis hem de adli para cezası öngörülmesi, kanun koyucunun bu suçu toplum sağlığına yönelik ciddi bir tehdit olarak gördüğünü ve sadece hapis cezası veya sadece para cezasını yeterli bir yaptırım olarak kabul etmediğini gösterir. Bu düzenleme, suçun caydırıcılığını artırmayı ve failin eyleminden hem şahsi özgürlüğü hem de malvarlığı ile sorumlu tutulmasını amaçlar. Dolayısıyla, mahkeme hapis cezası verse bile, bu cezayı ayrıca adli para cezasına çeviremez; kanunda öngörülen her iki cezayı da birlikte uygulamak zorundadır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/kisilerin-hayatini-ve-sagligini-tehlikeye-sokacak-bicimde-ilac-yapma-veya-satma-sucu)