CMK m. 52/3'e göre mağdur çocukların ve duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan zorunlu tanıkların dinlenmesi sırasında görüntü veya ses kaydı alınmasının 'zorunlu' tutulmasının altında yatan temel amaçlar nelerdir? Bu zorunluluğun, 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkesi ve 'adil yargılanma hakkı' ile ilişkisini açıklayınız.
Bu kaydın zorunlu tutulmasının temel amaçları şunlardır: 1) Mağdur Çocuğun Korunması: Özellikle cinsel istismar gibi suçlarda, çocuğun travmatik olayı tekrar tekrar farklı merciler önünde anlatmasının önüne geçmek, onu ikincil örselenmeden korumaktır. Kayıt sayesinde, çocuğun bir kez usulüne uygun olarak (uzman eşliğinde) alınan beyanı, yargılamanın sonraki aşamalarında (örneğin istinaf, temyiz) mahkeme heyetleri tarafından tekrar tekrar izlenebilir. 2) Delilin Güvenilirliğinin Sağlanması: Kayıt, tanığın veya mağdurun beyanını verirken sergilediği tutum, jest ve mimikler gibi sözsüz iletişim unsurlarını da tespit ederek, beyanın samimiyeti ve güvenilirliği hakkında daha sağlıklı bir değerlendirme yapma imkanı sunar. 3) Delillerin Doğrudan Doğruyalığı İlkesi: Bu ilke, hakimin delille doğrudan temas kurmasını gerektirir. Duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan (örneğin ağır hasta, yurtdışında olan) bir tanığın beyanı, sadece tutanağa geçirilmesi yerine, görüntü ve ses kaydıyla mahkemeye sunulduğunda, hakim tanığın beyanını kendi gözü ve kulağıyla 'doğrudan' algılamış olur. Bu, delilin değerini ve yargılamanın adilliğini artırır. Bu zorunluluk, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak, hem mağduru korumayı hem de maddi gerçeğe en sağlıklı şekilde ulaşmayı hedefler. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-52-madde-cmk/)