Tekerlekli bir 'tiny house'un (mobil ev) hukuki statüsünü, Karayolları Trafik Yönetmeliği ve İmar Kanunu açısından ayrı ayrı değerlendiriniz. Bu yapının 'taşınır' (araç) mı yoksa 'taşınmaz' (bina) mı sayılmasının, imar izni ve emlak vergisi gibi yükümlülükler açısından sonuçları nelerdir?
Tekerlekli bir 'tiny house'un hukuki statüsü ikilidir: 1) Karayolları Trafik Yönetmeliği Açısından: Tekerlekli olduğu ve bir motorlu araç tarafından çekildiği için, bu yönetmelik kapsamında bir 'araç' olarak kabul edilir. Ağırlığına göre O1 veya O2 sınıfı 'römork' veya 'çekme karavan' statüsündedir. Bu nedenle trafiğe çıkabilmesi için tip onay belgesi, tescil (eğer 750 kg üzeri ise) ve muayene gibi araçlara özgü şartları taşıması gerekir. Bu statüsü gereği Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne (MTV) tabi değildir. 2) İmar Kanunu Açısından: Eğer tiny house bir yere sabitlenir ve sürekli konaklama amacıyla kullanılırsa, 'yapı' niteliği kazanabilir. Ancak tekerlekli ve hareketli olması, onu kural olarak İmar Kanunu kapsamındaki 'bina' tanımından çıkarır. Bu nedenle, imarlı bir araziye park edilmesi durumunda, kalıcı bir temel üzerine oturtulmadığı ve hareket kabiliyetini yitirmediği sürece, 'yapı ruhsatı' ve 'imar izni' gerektirmez. Sonuçları: Bu ikili statü, önemli sonuçlar doğurur. 'Araç' sayıldığı için imar izni ve yapı ruhsatı zorunluluğundan muaftır. 'Taşınır' nitelikte olduğu için de 'taşınmaz'lara özgü olan emlak vergisine tabi değildir. Ancak, tekerlekleri sökülür, sabit bir temel üzerine oturtulur ve altyapı (su, elektrik, kanalizasyon) bağlantıları kalıcı hale getirilirse, hareket kabiliyetini yitireceği için 'sabit yapı' olarak kabul edilebilir ve bu durumda İmar Kanunu'na ve vergi yükümlülüklerine tabi hale gelebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tiny-house-ruhsati-iskan-durumu-mobil-ev/)