Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idarenin uğradığı zararın tazmininde uygulanacak usulü (DMK m. 12) açıklayınız. Zararın 'disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre' ödenebilmesi için hangi iki şartın bir arada bulunması gerekir? Bu şartları taşımayan zararların tazmini için idare hangi yola başvurmalıdır?
DMK m. 12'ye göre, memurun idareye verdiği zararın kendisinden tazmini esastır. Bu tazmin için iki farklı usul öngörülmüştür. 1) Sulhen (Anlaşarak) Tazmin Usulü: Bu usulün uygulanabilmesi için iki şartın bir arada bulunması gerekir: a) Zarar Miktarı: Zararın, fiilin meydana geldiği tarihteki 'en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmemesi' gerekir. b) Memurun Kabulü: Zararı ödemeyi memurun kendisinin 'kabul etmesi' gerekir. Bu iki şart varsa, zarar disiplin amiri veya disiplin kurulu kararıyla memur tarafından ödenir. 2) Genel Hükümlere Göre Tazmin Usulü: Yukarıdaki iki şarttan herhangi biri yoksa (yani zarar miktarı daha yüksekse veya memur zararı ödemeyi kabul etmiyorsa), idare bu zararı doğrudan memurun maaşından kesemez veya idari bir kararla tahsil edemez. Bu durumda idare, uğradığı zararın tazmini için 'genel hükümlere' göre, yani görevli mahkemede (genellikle Asliye Hukuk Mahkemesi) memura karşı bir alacak davası açmak zorundadır. Danıştay 5. Dairesi'nin 2002/685 sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-12-madde-dmk/)