Hırsızlık suçunda, sanığın çalınan malı, henüz şikayet olmadan ve kolluk görevlilerinin yönlendirmesiyle iade etmesi durumunda, TCK m. 168'de düzenlenen 'etkin pişmanlık' hükümlerinin uygulanabilirliğini, 'pişmanlığın samimiyeti' ve 'gönüllülük' unsurları açısından Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2019/1401 E. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203645

TCK m. 168'deki etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra kendi iradesiyle pişmanlık göstererek zararı gidermesini teşvik eden bir şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebebidir. Yargıtay, 'gönüllülük' unsurunu geniş yorumlamaktadır. Failin yakalanmış olması, tek başına etkin pişmanlığın uygulanmasına engel değildir. Önemli olan, failin yakalandıktan sonra zararın giderilmesi (malın iadesi gibi) konusunda samimi bir çaba göstermesi ve iadenin gerçekleşmesini sağlamasıdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, suça sürüklenen çocukların kolluk tarafından yakalandıktan sonra, çaldıkları motosikletlerin yerini göstererek, henüz mağdurların haberi bile olmadan iade edilmelerini sağlamaları, etkin pişmanlık olarak kabul edilmiştir. Burada, failin baskı altında olmadan, zararın giderilmesine yönelik aktif katkısı 'pişmanlık' göstergesi olarak yeterli görülmüştür. Mağdurun zararının tamamen giderilmiş olması ve şikayetçi olmaması da bu yorumu desteklemektedir. Dolayısıyla, yakalanma sonrası gerçekleşen iade, eğer failin kendi katkısıyla ve samimi bir pişmanlık sonucu ise, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir. (Kaynak: oner.av.tr/hirsizlik-sucu-yargitay-kararlari/)