Hırsızlık suçunda, malın değerinin azlığı (TCK m. 145) nedeniyle cezada indirim yapılması veya ceza vermekten vazgeçilmesi konusunda hakimin takdir yetkisinin sınırları nelerdir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (15.12.2009 gün ve 6/242-291) kararında belirtilen 'daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma' kriterinin, maddenin uygulanmasındaki tek ölçüt olup olmadığını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203644

TCK m. 145, hakime malın değerinin azlığına göre cezada indirim yapma veya suçun işleniş şekli ve özelliklerini de dikkate alarak ceza vermekten tamamen vazgeçme konusunda bir takdir yetkisi tanımıştır. YCGK'nın ilgili kararında belirtilen 'daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca ihtiyacı kadarını alma' kriteri, maddenin uygulanmasında önemli bir ölçüt olmakla birlikte, tek ve mutlak ölçüt değildir. Metinde de belirtildiği gibi, bu görüşün bütünüyle reddedilmesi mümkün olmasa da, madde sadece bu durumla sınırlı değildir. Hakimin takdir yetkisinin sınırları, TCK m. 3'teki 'orantılılık' ilkesi ve gerekçe gösterme zorunluluğudur. Hakim, takdirini kullanırken sadece malın objektif değerini değil, aynı zamanda suçun işleniş biçimini (örneğin, kilit kırılarak mı girildi, planlı mı hareket edildi), failin kastının yoğunluğunu ve olayın diğer özelliklerini de bir bütün olarak değerlendirmelidir. Örneğin, bir marketten 35 TL'lik bozuk para çalınması eyleminde (Yargıtay 17. CD, 2018/5991 E.), malın değeri az olsa da, işyerine girilerek işlenmesi nedeniyle ceza vermekten vazgeçilmeyip, sadece cezada indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu, hakimin takdirini somut olayın özelliklerine göre ve gerekçeli olarak kullanması gerektiğini göstermektedir. (Kaynak: oner.av.tr/hirsizlik-sucu-yargitay-kararlari/)