Bilirkişinin, kasten veya ağır ihmalle gerçeğe aykırı rapor düzenlemesi ve bu raporun mahkemece hükme esas alınması nedeniyle zarar gören bir tarafın, doğrudan bilirkişiye değil de Devlete karşı tazminat davası açmasının (HMK m. 285) hukuki mantığı nedir? Bu davanın görüleceği mahkemenin (HMK m. 286) neden genel mahkemeler değil de, bir üst yargı mercii (Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay) olarak belirlendiğini izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203642

Doğrudan bilirkişiye dava açılmamasının hukuki mantığı, yargısal faaliyetin bir parçası olan bilirkişilik kurumunun bağımsızlığını ve tarafsızlığını korumaktır. Eğer bilirkişiler, verdikleri raporlar nedeniyle taraflarca doğrudan dava edilme tehdidi altında olurlarsa, baskı altında kalabilir ve objektif görüş bildirmekten çekinebilirler. Bu nedenle kanun koyucu, sorumluluğu öncelikle yargısal faaliyeti yürüten 'Devlet'e yüklemiş, Devletin daha sonra sorumlu bilirkişiye rücu etmesi (geri dönmesi) mekanizmasını kurmuştur. Bu, Anayasa'nın 40. ve 129. maddelerindeki kamu görevlilerinin eylemlerinden doğan zararlarda idarenin sorumluluğu ilkesinin bir yansımasıdır. Davanın bir üst yargı merciinde görülmesinin sebebi ise, davanın konusunun alt derece mahkemesinin bir kararının (bilirkişi raporunu hükme esas alan karar) yol açtığı zarara ilişkin olmasıdır. Davayı, kararı veren mahkemenin kendisinin veya onunla aynı seviyedeki bir mahkemenin görmesi, 'kendi kararının yol açtığı zararı denetlemesi' anlamına geleceği için objektiflik ve tarafsızlık açısından sakıncalı bulunmuştur. Bu nedenle, denetimin daha üst ve farklı bir mahkeme tarafından yapılması amacıyla görevli mahkeme olarak Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay belirlenmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-286-davalarin-acilacagi-mahkeme.html)