657 sayılı DMK m. 40'a göre, bir meslek veya sanat okulunu bitiren 15 yaşını doldurmuş kişilerin, 'kazai rüşt kararı' alarak devlet memuru olabilmesi hükmünü, Medeni Kanun'daki evlenme ile reşit olma (TMK m. 11) durumuyla karşılaştırınız. Danıştay 11. Dairesi'nin 2005/1557 K. sayılı kararında, evlenerek reşit olan bir kişinin, 18 yaşından önceki hizmetlerinin emeklilik hesabında neden dikkate alınmadığını hukuki gerekçeleriyle izah ediniz.
DMK m. 40, 18 yaşından önce memuriyete giriş için istisnai bir yol olarak 'meslek okulu mezuniyeti + kazai rüşt kararını' birlikte aramaktadır. Kazai rüşt (TMK m. 12), kişinin kendi talebi ve mahkeme kararıyla ergin kılınmasıdır. Evlenme ile reşit olma (TMK m. 11) ise evlilik fiiline bağlı olarak kendiliğinden gerçekleşen bir durumdur. Danıştay kararında, 18 yaş altı hizmetlerin emeklilikte sayılmamasının nedeni, bu iki hukuki durumun amaçlarının farklı olmasıdır. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu, 18 yaş altı hizmetlerin sayılabilmesi için özel ve istisnai bir şart olan 'kazai rüşt kararı alarak göreve atanmayı' aramaktadır (Ek madde 21). Danıştay'a göre, evlenme ile gelen reşitlik, kişinin 'medeni haklarını kullanmasına' yönelik genel bir düzenlemedir ve Emekli Sandığı Kanunu'nun aradığı bu özel şartı (kazai rüşt kararı) karşılamaz. Kanun, memuriyet ve emeklilik açısından sadece mahkeme kararıyla verilen kazai rüşte hukuki sonuç bağlamıştır. Dolayısıyla, davacı evlenerek medeni hukuk anlamında reşit olsa da, sosyal güvenlik hukuku anlamında aranan özel şartı (kazai rüşt kararı) sağlamadığı için 18 yaşından önceki hizmetleri emeklilik hesabına dahil edilmemiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-40-madde-dmk/)