Velayet davalarında, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınmasının hukuki dayanağını (BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sözleşmesi) ve bu görüşün hakim kararı üzerindeki etkisini tartışınız. Çocuğun beyanı hakim için bağlayıcı mıdır? Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/1567, K: 2018/1132 sayılı kararında belirtildiği gibi, hakim hangi durumlarda çocuğun beyanının aksine karar verebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203635

İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınmasının hukuki dayanağı, öncelikle BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddeleridir. Bu uluslararası sözleşmeler, iç hukukun bir parçasıdır ve çocuğu doğrudan etkileyen yargısal süreçlerde dinlenilme hakkını güvence altına alır. Çocuğun beyanı hakim için bağlayıcı değildir. Velayet düzenlemesinde temel ve öncelikli ilke 'çocuğun üstün yararı'dır. Hakim, çocuğun görüşünü önemli bir veri olarak dikkate almakla yükümlüdür, ancak bu görüşü diğer tüm delillerle (sosyal inceleme raporu, tanık beyanları, ebeveynlerin durumu vb.) birlikte değerlendirir. HGK'nın ilgili kararında da vurgulandığı gibi, eğer çocuğun tercihi, onun 'yüksek çıkarına açıkça ters düşüyorsa', hakim bu beyanın aksine karar verebilir. Örneğin, çocuğun yanında kalmak istediği ebeveynin şiddet eğilimli olması, kötü alışkanlıklarının bulunması, çocuğun bakımını ihmal etmesi veya çocuğun diğer ebeveyn tarafından maddi/manevi vaatlerle yönlendirilmiş olması gibi durumlarda, hakim çocuğun beyanına rağmen velayeti diğer ebeveyne verebilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/velayet-davasinda-cocugun-gorusu/)