Hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için (TBK m. 51), taşımanın 'karşılıksız' ve 'taşınanın yararına' olması gerektiği belirtilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/14700 E. sayılı kararında, nişanlısını taşıyan sürücünün yaptığı taşımayı neden 'hatır taşıması' olarak kabul etmediğini ve bu durumu 'ahlaki bir görevin ifası' olarak nitelendirmesinin hukuki temelini açıklayınız.
Yargıtay, hatır taşımasını dar yorumlamakta ve taşıyanın herhangi bir menfaatinin (maddi veya manevi) olmamasını aramaktadır. Nişanlıların birbirlerini taşıması durumunda, aralarındaki yakın duygusal bağ, evlilik hazırlığı ve birlikte vakit geçirme isteği, taşıyan için 'manevi bir menfaat' veya 'ahlaki bir görevin ifası' olarak kabul edilmektedir. Bu tür bir taşıma, tamamen yabancı birini iyilik olsun diye taşımaktan farklıdır. Yargıtay'a göre bu, 'karşılıksız' bir lütuf değil, nişanlılık ilişkisinin doğal bir gereğidir. Benzer şekilde, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/15913 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, yakın akrabalar (örneğin enişte-kayınbirader) arasındaki taşımalar da genellikle hatır taşıması olarak kabul edilmez. Çünkü bu ilişkilerde de taşımanın bir menfaat (aile bağlarını güçlendirme, yardım etme yükümlülüğü vb.) karşılığı yapıldığı varsayılır. Bu nedenle, taşımanın salt bir lütuf olmadığı, ahlaki bir ödev veya manevi bir çıkar içerdiği durumlarda, hatır taşıması indirimi uygulanmaz. (Kaynak: oner.av.tr/hatir-tasimasi-indirimi-muterafik-kusur-yargitay-kararlari/)