HMK m. 390/2'ye göre 'hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.' Bu hükmün, Anayasa ile güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı' (Any. m. 36) ile ilişkisini tartışınız. Karşı taraf dinlenmeden tedbir kararı verilmesi, bu haktan tamamen vazgeçildiği anlamına mı gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203632

Karşı taraf dinlenmeden tedbir kararı verilebilmesi, hukuki dinlenilme hakkından tamamen vazgeçildiği anlamına gelmez; sadece bu hakkın kullanılma zamanının ertelenmesi anlamına gelir. Hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanmanın temel bir unsurudur. Ancak ihtiyati tedbirin amacı, bazen karşı tarafa haber verildiğinde etkisiz kalacak acil bir koruma sağlamaktır. Örneğin, mal kaçırma şüphesi olan bir durumda davalıya haber verilirse, tedbir kararı çıkana kadar malı elden çıkarabilir. Bu gibi 'talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hallerde', kanun, tedbirin etkinliğini sağlamak için hakime karşı tarafı dinlemeden karar verme yetkisi tanımıştır. Ancak bu, hakkın ihlali değildir. Çünkü HMK m. 394 uyarınca, aleyhine tedbir kararı verilen taraf, bu karara itiraz etme hakkına sahiptir. İtiraz sürecinde, karşı taraf kendi delillerini sunma, iddialarını dile getirme ve mahkeme tarafından dinlenilme imkanına kavuşur. Dolayısıyla, hukuki dinlenilme hakkı ortadan kaldırılmaz, sadece yargılamanın sonrasına, yani itiraz aşamasına ertelenmiş olur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-390-ihtiyati-tedbir-talebi.html)