Sıfır kilometre olarak satın alınan bir aracın, teslimden 8 ay sonra gizli bir ayıbının (örneğin, şanzıman arızası) ortaya çıkması durumunda, ispat yükünün kime ait olduğunu 'ayıp karinesi' (TKHK m. 10) çerçevesinde açıklayınız. Satıcının bu karineden kurtulabilmesi için neyi ispat etmesi gerekir?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesi, tüketici lehine bir 'ayıp karinesi' getirmiştir. Buna göre, malın tüketiciye tesliminden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim anında var olduğu kabul edilir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir; ayıbın teslim anında mevcut olmadığını satıcının ispat etmesi gerekir. Sizin örneğinizde ayıp 8 ay sonra ortaya çıktığı için bu karine doğrudan uygulanamaz. Ancak metinde 'yeni Kanun’da bildirim süresine hükümde yer verme imkânı var iken dahi, tüketiciyi korumak amacıyla böyle bir süre öngörülmemiştir' ve 'ayıbı erken safhada tespit eden tüketicinin uzun süre seçimlik hakkını kullanmaması durumunda hakkın kötüye kullanılması itirazı ile karşılaşılabilir' denilmektedir. Bu bağlamda, 6 aylık karine süresi geçmiş olsa bile, gizli ayıbın ortaya çıkmasıyla birlikte tüketici 'derhal' bildirimde bulunursa, ispat yükü genel hükümlere göre yine tüketicidedir. Tüketici, ayıbın üretimden kaynaklandığını (uzman raporu vb. ile) ispatlamalıdır. Satıcı ise bu durumda ayıbın tüketici hatasından (yanlış kullanım, kaza vb.) kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Eğer ayıp ilk 6 ayda çıksaydı, satıcının, arızanın tüketici hatasından kaynaklandığını ispat etmesi gerekirdi. (Kaynak: vonahukuk.com/ayipli-araclardan-dogan-tuketici-sorunlari-ve-yasal-surec/)