CMK m. 146'da düzenlenen zorla getirme kararının hukuki niteliğini, bir koruma tedbiri olarak kişi özgürlüğüne müdahale boyutunu ve yakalama emrinden farkını açıklayınız. Zorla getirme emrini icra eden kolluğun, şüphelinin konutuna girme yetkisi var mıdır?
Zorla getirme (ihzar), ifade alma veya sorgu gibi muhakeme işlemlerinin yapılabilmesi için ilgili kişinin (şüpheli, tanık vb.) adli makamlar önüne getirilmesini sağlayan bir koruma tedbiridir. Kişi özgürlüğünü geçici olarak kısıtladığı için bir müdahale niteliğindedir. Yakalamadan temel farkı, amacının kişiyi bir makam önüne getirmekle sınırlı olmasıdır. İşlem (ifade, sorgu vb.) tamamlandıktan sonra zorla getirme tedbiri kendiliğinden sona erer. Yakalama ise genellikle tutuklamaya veya suçüstü halinde adli süreci başlatmaya yönelik daha geniş amaçlı bir tedbirdir. Zorla getirme kararını icra eden kolluğun, şüphelinin konutuna girme yetkisi yoktur. Metinde açıkça belirtildiği gibi, zorla getirme kararı konut veya işyeri gibi kapalı özel mekanlara girme yetkisi vermez. Bu, CMK m. 119 uyarınca ayrı bir 'arama kararı' gerektirir. Kolluk, kişinin konutundan çıkmasını beklemek veya kararı bir yakınına tebliğ etmekle yetinmelidir; zorla konuta giremez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/zorla-getirme-karari-veya-emri-nedir.html)