Devlet memurluğundan emekli olmuş bir kişinin, DMK m. 93 uyarınca yeniden hizmete alınması konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarını, Danıştay 5. Dairesi E:1998/2407, K:1999/222 sayılı kararı ışığında analiz ediniz. Özellikle, emekli olmadan önce hakkında verilmiş bir atama işleminin iptaline ilişkin mahkeme kararının, emeklilikten sonra 'uygulanabilirliğini' nasıl etkilediğini tartışınız.
DMK m. 93, emeklilerin yeniden memurluğa alınmasını 'boş kadro bulunması' ve 'nitelikleri taşıması' şartlarına bağlayarak idareye geniş bir takdir yetkisi tanımıştır. Bu, mutlak bir hak değil, idarenin kamu yararı ve hizmet gereklerine göre kullanacağı bir yetkidir. Danıştay 5. Dairesi'nin ilgili kararında vurguladığı üzere, bir kamu görevlisi kendi isteğiyle emekli olduğunda, kamu görevi ile hukuki irtibatı tamamen kesilir. Emekli olmadan önce hakkında tesis edilen bir naklen atama işleminin iptaline ilişkin bir mahkeme kararı olsa dahi, kişi emekli olduktan sonra bu kararın uygulanmasını talep edemez. Çünkü emeklilik, idareyi yeni bir işlem (emekliye ayırma) tesis etmeye yönelten ve önceki hukuki durumu (memuriyet statüsünü) sona erdiren bağımsız bir irade beyanıdır. Bu durumda, önceki iptal kararı 'uygulanabilirlik' niteliğini kaybeder. Emekli kişinin başvurusu, artık bir 'yargı kararının uygulanması' talebi değil, 'kamu görevine açıktan atanma' talebi olarak değerlendirilir. İdare de bu talebi, DMK m. 93'teki takdir yetkisi çerçevesinde, sanki hiç mahkeme kararı yokmuş gibi değerlendirme hakkına sahiptir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-93-madde-dmk/)