CMK m. 45'te düzenlenen tanıklıktan çekinme hakkına sahip bir tanık (örneğin sanığın eşi), soruşturma aşamasında bu hakkı kendisine hatırlatılmadan ifade vermiştir. Kovuşturma aşamasında ise çekinme hakkını kullanmak istemiştir. Bu durumda, tanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadenin hukuki geçerliliği ve hükme esas alınıp alınamayacağı sorununu Yargıtay kararları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203602

CMK m. 45/3, tanıklıktan çekinebilecek kişilere bu haklarının dinlenmeden önce bildirilmesini zorunlu kılar. Bu bir ispat yasağı değil, bir usul kuralıdır ve bu kurala uyulmaması, elde edilen delili 'hukuka aykırı' hale getirir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E:2019/5303, K:2021/26235 sayılı kararında da belirtildiği gibi, kovuşturma aşamasında tanıklıktan çekinen bir tanığın, soruşturma aşamasında (bu hakkı hatırlatılmadan verdiği) beyanının hükme esas alınması hukuka aykırıdır ve bozma nedenidir. Tanığın soruşturma aşamasında ifade vermiş olması, kovuşturma aşamasında çekinme hakkını kullanmasına engel değildir. Dolayısıyla, soruşturma aşamasında usule aykırı olarak alınan bu beyan, delil olarak değerlendirilemez ve mahkumiyet hükmüne dayanak yapılamaz. Mahkemenin, bu beyanı yok sayarak mevcut diğer delillere göre bir karar vermesi gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-45-madde-cmk/)