Bir taşıma şirketi, kendisine ait Türk plakalı bir kamyonetle ilk kez 50 göçmeni onur kırıcı koşullarda (hayvan pisliği içinde) ülkeye sokarken yakalanmıştır. Kamyonet, şoförün değil, suça iştiraki olmayan üçüncü bir kişi olan şirket sahibine aittir. Bu olayda, failin alacağı temel ceza nasıl nitelikli hallerle artırılır? Kullanılan aracın akıbeti ne olacaktır? Aracın iadesi veya müsaderesi koşullarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203598

Failin temel cezası (TCK m. 79 uyarınca 3-8 yıl hapis ve adli para cezası), suçun mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturması ve onur kırıcı muameleye maruz bırakılarak işlenmesi nedeniyle TCK m. 79/3-a,b uyarınca yarısından üçte ikisine kadar artırılır. Aracın akıbeti, 6458 sayılı Kanun'un EK MADDE 1'ine göre belirlenir. Kural olarak Türk plakalı araçlar ilk suçta iade edilir. Ancak, maddede sayılan hallerden biri olan 'toplam yolcu sayısına göre önemli sayıda göçmen taşınırken ele geçirilmesi' durumu (50 göçmen) gerçekleştiğinden, araç sahibine iade edilmez. Araç sahibi, aracın değeri kadar teminatı 30 gün içinde Maliye Bakanlığına teslim ederse araç iade edilir, aksi takdirde Maliye Bakanlığı tarafından derhal tasfiye olunur. Araç üçüncü kişiye ait olsa dahi, TCK m. 54 uyarınca müsadere edilebilir. Ancak üçüncü kişinin aracın bu suçta kullanılacağına dair en azından taksir derecesinde bir kusuru olmalıdır. Aracın çalınması, gasp edilmesi gibi irade dışı durumlar yoksa, genel kullanıma rıza gösterilmesi sorumluluk için yeterli görülebilir. (Kaynak: oner.av.tr/gocmen-kacakciligi-sucu-ve-cezasi/)