Velayetin değiştirilmesi davalarında, mahkemenin velayet kararını değiştirirken aynı zamanda velayeti kendisine verilmeyen taraf ile çocuk arasında 'kişisel ilişki' kurmamasının hukuki sonucu nedir? Yargıtay 2. HD, 2014/12827 E. sayılı kararında bu eksikliği neden bir bozma sebebi olarak görmüştür?
Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı, hem ebeveynin hem de çocuğun temel bir hakkıdır ve TMK m. 182 ve 323'te düzenlenmiştir. Bu hak, kamu düzenine ilişkindir. Velayetin değiştirilmesi davasında mahkeme, velayetin kimde kalacağına karar verirken, re'sen (kendiliğinden) velayeti alamayan taraf ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi de düzenlemek zorundadır. Yargıtay 2. HD'nin ilgili kararında bu eksikliği bozma sebebi olarak görmesinin nedeni budur. Kişisel ilişki kurulmaması, velayeti alamayan ebeveynin ve çocuğun birbirleriyle görüşme, vakit geçirme hakkını ortadan kaldırır ki bu durum çocuğun üstün yararına ve ebeveynin haklarına aykırıdır. Mahkeme, velayeti değiştirirken, çocuğun yaşı, eğitimi, sağlık durumu ve tarafların koşullarını göz önünde bulundurarak, hafta sonları, resmi ve dini bayramlar ile yaz tatillerini kapsayacak şekilde uygun bir kişisel ilişki tesisi kurmalıdır. Bu hususun kararda yer almaması, hükmün eksik olduğu anlamına gelir ve temyiz üzerine bozulmasını gerektirir.