Velayetin değiştirilmesi davası sonucunda, velayeti anneden alınıp babaya verilen çocuk için babanın talep ettiği iştirak nafakasına, mahkeme hangi tarihten itibaren hükmetmelidir: dava tarihinden mi, yoksa kararın kesinleşme tarihinden mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2017/2-1899, K:2018/1052 sayılı kararının bu konudaki gerekçesini, velayet ve nafaka hakkı arasındaki hukuki bağ açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203000

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında da açıkça belirtildiği üzere, iştirak nafakasına, velayetin değiştirilmesi kararının 'kesinleşme tarihinden' itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava tarihinden itibaren hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Bunun temel gerekçesi, velayet ve iştirak nafakası hakkı arasındaki sıkı hukuki bağdır. İştirak nafakası, velayet hakkının kullanımıyla birlikte doğan, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünün (TMK m. 182/2) bir yansımasıdır. Bir ebeveyn, ancak velayet hakkını fiilen ve hukuken kullanmaya başladığında, diğer ebeveynden çocuk adına iştirak nafakası talep etme hakkına sahip olur. Velayetin değiştirilmesine ilişkin kararlar, kişilerin şahsı ve aile hukukuyla ilgili olduğundan, kesinleşmeden infaz edilemez. Dolayısıyla, davacı baba, mahkeme karar verse bile, bu karar kesinleşene kadar hukuken velayet hakkını devralmış sayılmaz. Velayet hukuken hala davalı annededir. Bu nedenle, henüz sahip olmadığı bir hakka (velayete) dayanarak dava tarihinden itibaren nafaka talep etmesi mümkün değildir. Nafaka yükümlülüğü, velayet hakkının hukuken el değiştirdiği an olan 'kararın kesinleşme tarihi' itibarıyla başlar.