TCK m. 197'de düzenlenen parada sahtecilik suçunun farklı fıkralarındaki (f.1, f.2, f.3) seçimlik hareketleri ve cezai yaptırımları karşılaştırınız. 'Sahte parayı bilerek kabul etmek' (f.2) ile 'sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koymak' (f.3) arasındaki temel fark nedir ve bu fark ceza miktarına neden yansımıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202995

TCK m. 197'deki fıkralar, suçun işleniş biçimine göre farklı ağırlıkta eylemleri düzenler: TCK m. 197/1: Suçun en ağır halidir. Seçimlik hareketleri 'sahte olarak üretmek, ülkeye sokmak, nakletmek, muhafaza etmek veya tedavüle koymak'tır. Bu eylemler, sahte paranın piyasaya girmesinde veya yayılmasında ana rolü oynamayı ifade eder. Cezası 2 yıldan 12 yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. TCK m. 197/2: 'Sahte parayı bilerek kabul etme' eylemini düzenler. Burada fail, paranın sahte olduğunu bilerek onu kendi tasarrufuna dahil etmektedir. Bu eylem, paranın dolaşımdan çekilmesini engellediği için suçtur ancak üretmek veya tedavüle koymak kadar ağır görülmemiştir. Cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. TCK m. 197/3: Suçun en hafif halidir. Failin, 'sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı, bu niteliğini öğrendikten sonra tedavüle koyması' eylemini düzenler. Buradaki temel fark, failin başlangıçta iyi niyetli olmasıdır. Fail, başlangıçta kendisi de aldatılmıştır; sonradan durumu fark edince, uğradığı zararı başkasına yansıtmak amacıyla parayı piyasaya sürmektedir. Kanun koyucu, failin başlangıçtaki iyi niyetini ve saikini (zarardan kurtulma) dikkate alarak bu eylem için çok daha hafif bir ceza (3 aydan 1 yıla kadar hapis) öngörmüştür.