Ceza yargılamasında 'zorunlu müdafilik' kurumu nedir ve hangi hallerde devreye girer? Bir şüphelinin veya sanığın, ekonomik durumu yetersiz olduğu için kendisine Baro tarafından avukat atanması (adli yardım) ile zorunlu müdafilik arasındaki farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202984

'Zorunlu müdafilik', ceza yargılamasında bazı durumlarda, şüphelinin/sanığın talebi veya rızası olmasa dahi, hatta özel avukatı olsa bile, mahkemenin veya savcılığın Barodan bir müdafi görevlendirmesinin kanunen zorunlu olduğu halleri ifade eder. CMK m. 150'ye göre bu haller şunlardır: şüpheli/sanığın çocuk (18 yaşından küçük), sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olması; ya da hakkında alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma yapılması. Bu durum, savunma hakkının mutlak korunması gereken haller olarak kabul edilir. Adli yardım ise, kişinin mali durumuna bağlı bir kurumdur. Kişi, ekonomik durumu yetersiz olduğu için avukat tutamadığını belgelerse, Baro'dan kendisine ücretsiz bir avukat (vekil/müdafi) atanmasını talep edebilir. Aradaki temel fark şudur: Zorunlu müdafilik, kişinin mali durumuna veya talebine bakılmaksızın, suçun niteliği veya sanığın özel durumu nedeniyle kanunen zorunludur. Adli yardım ise, mali yetersizlik durumunda ve kişinin talebi üzerine işleyen bir mekanizmadır. Zorunlu müdafilik kapsamında olmayan bir suçta, maddi durumu iyi olan bir sanığa resen avukat atanmaz.