Sigorta uyuşmazlıklarında arabuluculuğun 'ihtiyari' ve 'dava şartı' olarak uygulanma alanlarını, uyuşmazlığın taraflarının hukuki niteliğine (tüketici, ticari) göre ayırt ederek açıklayınız. Bir sigorta şirketinin, hak sahibinin başvurusu üzerine ihtiyari arabuluculuğa gitmesinin stratejik amacı ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202943

Arabuluculuk, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre farklılık gösterir. Eğer sigorta sözleşmesi, bir tarafın tüketici olduğu (mesleki veya ticari amaçla hareket etmeyen gerçek/tüzel kişi) bir işlemden kaynaklanıyorsa, uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) kapsamına girer ve TKHK uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabi olur. Eğer uyuşmazlık iki tacir arasında veya TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan kaynaklanıyorsa (örn: sorumluluk sigortaları), bu durumda TTK m. 5/A gereği dava şartı arabuluculuğa tabidir. Dava şartı arabuluculuğun zorunlu olduğu bu haller dışında, taraflar her zaman 'ihtiyari' olarak arabulucuya gidebilirler. Bir sigorta şirketinin, hak sahibinin başvurusu üzerine henüz dava açılmadan ihtiyari arabuluculuğa gitmesinin stratejik amacı, uyuşmazlığı daha hızlı, daha az maliyetli ve sulhen çözmektir. Bu yolla, uzun sürecek bir dava veya tahkim sürecinden, yüksek yargılama giderlerinden ve faiz yükünden kaçınarak, itibarlarını da koruyarak uyuşmazlığı sonlandırmayı hedeflerler. Anlaşma sağlanırsa, bu belge ilam niteliğinde belge sayılacağından, uyuşmazlık kesin olarak çözülmüş olur.