Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/27509 E. 2014/17702 K. sayılı kararında, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun sahteliği ileri sürülmemesine rağmen, hüküm kesinleştikten sonra aynı konuda alınan aksi yöndeki bir Jandarma Kriminal raporu neden 'yeni delil' olarak kabul edilmemiştir? Bu karar ışığında, CMK m. 311/1-e'de belirtilen 'yeni delil' kavramının taşıması gereken nitelikleri tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202929

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında, Jandarma Kriminal raporu 'yeni delil' olarak kabul edilmemiştir çünkü bu rapor, mahkemenin yargılama sırasında zaten temas ettiği, tartıştığı ve değerlendirdiği bir konuya (parmak izi) ilişkindir. CMK m. 311/1-e anlamında 'yeni delil', hükmü veren mahkemenin yargılama sırasında bilmediği, haberdar olmadığı ve dolayısıyla değerlendirme imkanı bulamadığı, kararın esasını etkileyebilecek nitelikte bir delil olmalıdır. Eğer bir delil veya olgu, ilk yargılamada değerlendirilmişse, aynı konuda farklı bir uzmandan alınan aksi yöndeki bir rapor, tek başına 'yeni delil' sayılmaz; bu sadece 'delillerin farklı şekilde takdiri' anlamına gelir ki bu da yargılamanın yenilenmesi sebebi değildir. Yeni delilin, önceki hükmün dayandığı temelleri sarsacak ciddiyette ve nitelikte olması, duruşmanın yeniden açılmasını haklı kılacak bir 'yenilik' taşıması gerekir. Mevcut delilin yeniden farklı yorumlanması bu kapsama girmez.