Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki 'Orgeneral' rütbesi ile 'Mareşal' rütbesi arasındaki temel hukuki farkı, rütbeye ulaşma usulü ve bu rütbeyi tevcih etmeye yetkili makam açısından karşılaştırınız. Mareşallik rütbesinin, TSK'nın hiyerarşik kıdem ve terfi sisteminin bir parçası mı, yoksa bu sistemin dışında, istisnai bir siyasi-hukuki tasarruf mu olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk ve Fevzi Çakmak örnekleri üzerinden tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202915

İki rütbe arasında temel hukuki farklar şunlardır: 1) Ulaşma Usulü: Orgeneral, TSK Personel Kanunu'nda düzenlenen hiyerarşik rütbe sisteminin en üst basamağıdır. Belirli hizmet sürelerini (Korgenerallikte 4 yıl vb.) tamamlayan ve Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) kararıyla terfi ettirilen subayların ulaşabileceği en yüksek rütbedir. Mareşal ise kıdem ve terfi ile ulaşılan bir rütbe değildir. 2) Yetkili Makam: Orgeneral rütbesine terfi kararı YAŞ tarafından alınır ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanır. Mareşal rütbesi ise, savaşta üstün başarı gösteren orgenerallere, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çıkarılan özel bir kanunla verilir. Bu bağlamda Mareşallik, TSK'nın kendi içindeki hiyerarşik terfi sisteminin bir parçası değil, yasama organının takdirine bağlı, istisnai bir siyasi-hukuki tasarruftur. Bu, bir askeri rütbeden çok, tarihi bir 'unvan' niteliğindedir. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sadece iki kişiye, Sakarya Meydan Muharebesi sonrası Mustafa Kemal Atatürk'e ve Büyük Taarruz sonrası Fevzi Çakmak'a verilmiş olması, bu rütbenin olağanüstü ve istisnai niteliğini kanıtlamaktadır.