Fransa'da kamusal alanda yüzü tamamen kapatan peçenin (nikab) yasaklanmasını konu alan S.A.S. - Fransa davasında, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (AİHM), bu yasağın 'kamu güvenliği' meşru amacına yönelik olarak orantılı olup olmadığını nasıl değerlendirmiştir? Mahkemenin, yasağı 'başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması' kapsamındaki 'birlikte yaşama' (living together) kavramı temelinde meşru bulmasının ardındaki mantığı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202912

S.A.S. - Fransa davasında AİHM, nikap yasağını iki meşru amaç açısından incelemiştir. 1) Kamu Güvenliği: AİHM, yüzün kapatılmasının kamu güvenliği (kimlik tespiti, güvenlik kameraları vb.) açısından bir risk oluşturabileceğini kabul etmekle birlikte, Fransa'da bu yasağı haklı kılacak 'genel bir terör veya güvenlik tehdidinin' Hükümet tarafından ispatlanamadığını belirtmiştir. Bu nedenle, kadınlar üzerindeki ağır etkisi göz önüne alındığında, bu mutlak yasağın 'kamu güvenliği' amacı açısından 'orantılı olmadığına' karar vermiştir. 2) Başkalarının Hak ve Özgürlüklerinin Korunması: Bu başlık altında Hükümet, 'birlikte yaşama' (living together) kavramını ileri sürmüştür. AİHM, bu kavramı, bir toplumda bireylerin sosyal etkileşim ve iletişim içinde olmalarının temel bir koşulu olarak yorumlamıştır. Yüzün, sosyal etkileşimde hayati bir rol oynadığını kabul eden Mahkeme, yüzün tamamen kapatılmasının, bu temel kişilerarası ilişki imkanını ortadan kaldıran bir 'engel/bariyer' oluşturduğunu ve bunun da 'birlikte yaşama' ilkesini zayıflatabileceğini belirtmiştir. Mahkeme, bu konuda devletlerin geniş bir 'takdir yetkisi' olduğunu, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında ortak bir yaklaşım bulunmadığını ve yasağın bu meşru amaç açısından 'orantılı' olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, yasak kamu güvenliği değil, 'birlikte yaşama' kavramı temelinde hukuka uygun bulunmuştur.