Boşanma davasında, taraflardan birinin üçüncü bir kişiyle yaptığı WhatsApp veya Instagram yazışmalarının delil olarak kullanılabilirliğini, delillerin 'hukuka uygun elde edilme' şartı açısından değerlendiriniz. Mahkemenin, GSM operatörlerinden istediği HTS (Historical Traffic Search) kayıtları ile mesaj içerikleri arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202865

Tarafların 'kendi aralarında' yaptıkları WhatsApp, Instagram veya SMS yazışmaları, boşanma davasında doğrudan delil olarak kullanılabilir. Zira bu yazışmaların tarafı olan kişi, bu delili hukuka uygun olarak elinde bulundurmaktadır. Ancak, bir eşin, diğer eşin 'üçüncü bir kişiyle' yaptığı yazışmaları ele geçirerek mahkemeye sunması, hukuka aykırı delil sorununu gündeme getirir. Eğer bu yazışmalar, diğer eşin telefonuna gizlice girilerek, casus yazılımlarla veya başka hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmişse, HMK m. 189/2 gereği delil olarak kabul edilmez ve hükme esas alınamaz. Mahkemenin GSM operatörlerinden istediği HTS kayıtları, bu soruna bir çözüm sunar. HTS kayıtları, mesajların veya konuşmaların 'içeriğini' göstermez. Bu kayıtlar, sadece belirli telefon numaralarının hangi tarihte, saat kaçta, ne kadar süreyle ve hangi baz istasyonundan sinyal alarak görüştüğünü veya mesajlaştığını gösteren 'üst veri' (metadata) niteliğindedir. Mahkeme, HTS kayıtlarını isteyebilir ve bu kayıtlar hukuka uygun bir delildir. Örneğin, eşinin aldattığından şüphelenen bir taraf, HTS kayıtları ile eşinin belirli bir numara ile gece geç saatlerde sık ve uzun süreli görüşmeler yaptığını ispatlayarak sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğine dair bir karine oluşturabilir. Ancak mesajların içeriği bu yolla öğrenilemez.