Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK m. 206) suçunun oluşabilmesi için düzenlenen belgenin 'hukuki sonuç doğurmaya elverişli' olması şartını açıklayınız. Sanığın, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanarak muhtarlıktan 'nüfus cüzdanı talep belgesi' düzenletmesi, ancak bu belgeyle Nüfus Müdürlüğü'nden henüz yeni bir cüzdan almamış olması durumunda, eylemin TCK m. 204 (resmi belgede sahtecilik) veya TCK m. 206 (yalan beyan) suçlarından hangisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini Yargıtay 21. CD, 2016/7517 K. sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202846

TCK m. 206'daki suçun oluşabilmesi için, yalan beyan üzerine kamu görevlisi tarafından düzenlenen belgenin, kendi başına bir hakkı doğuran, ispatlayan veya ortadan kaldıran, yani 'hukuki sonuç doğurmaya elverişli' bir belge olması gerekir. Sadece hazırlık veya ara işlem niteliğindeki belgeler bu suçu oluşturmaz. Yargıtay 21. CD, 2016/7517 K. sayılı kararında bu ayrıma dikkat çekilmiştir. 'Nüfus cüzdanı talep belgesi', tek başına bir kimliği ispatlayan veya hukuki sonuç doğuran bir belge değildir; asıl sahtecilik, bu belge kullanılarak Nüfus Müdürlüğü'nden sahte bir nüfus cüzdanı alındığında TCK m. 204 (resmi belgede sahtecilik) kapsamında gerçekleşir. Eğer bu belge düzenlenmiş ancak henüz nüfus cüzdanı alınmamışsa, yani suç tamamlanmamışsa, eylemin TCK m. 204'e teşebbüs mü yoksa TCK m. 206 kapsamındaki yalan beyan suçu mu olduğu tartışılmalıdır. Kararda Yargıtay, nüfus cüzdanı alınmamışsa eylemin TCK m. 206 kapsamında değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Zira burada fail, kamu görevlisini (muhtarı) aldatarak, hukuki bir sonuç doğurmaya yönelik bir sürecin ilk adımı olan resmi bir belgeyi (talep belgesini) düzenletmiştir. Bu belge, doğrudan hukuki sonuç doğurmasa da, bu amaca hizmet eden ve yalan beyanla oluşturulan bir resmi belgedir.