Sigorta hukukunda 'ihtiyari arabuluculuk' ile 'dava şartı arabuluculuk' arasındaki temel fark nedir? Bir sigorta uyuşmazlığında, Tüketici Hakem Heyeti'nin görev alanına giren bir miktar için arabulucuya başvurma zorunluluğu var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202822

İki kurum arasındaki temel fark 'zorunluluk'tur. Dava şartı arabuluculuk, kanunla belirlenmiş bazı uyuşmazlıklarda (ticari davalar, tüketici uyuşmazlıkları vb.) dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olduğu ve bu yola başvurulmamasının davanın usulden reddine yol açtığı bir süreçtir. İhtiyari arabuluculuk ise, tarafların kanuni bir zorunluluk olmaksızın, tamamen kendi iradeleriyle bir uyuşmazlığı çözmek için arabulucuya gitmeleridir. Sigorta uyuşmazlıklarında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri, ticari dava veya tüketici uyuşmazlığı niteliğine göre dava şartı arabuluculuğa tabidir. Ancak, uyuşmazlık konusu miktar, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca 'Tüketici Hakem Heyeti'nin görev sınırları içinde kalıyorsa, bu durumda arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur. Bu durumda zorunlu başvuru mercii Tüketici Hakem Heyeti'dir. Yani, Tüketici Hakem Heyeti'nin görev alanı, dava şartı arabuluculuk kuralına bir istisna teşkil eder.