Hekimin 'aydınlatma yükümlülüğü' nedir ve hukuki temelini nereden alır? Bir hekimin, yapacağı tıbbi müdahale öncesinde hastadan sadece 'işleme rıza gösterdiğine' dair bir imza alması yeterli midir? Yargıtay'ın 'aydınlatılmış onam' kavramından anladığı nedir ve bu onamın geçerlilik şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202780

Hekimin 'aydınlatma yükümlülüğü', hastanın kendi geleceğini belirleme hakkının ve vücut bütünlüğünün bir gereği olarak, uygulanacak tıbbi müdahale öncesinde hastayı, müdahalenin niteliği, riskleri, komplikasyonları, başarı şansı ve alternatif tedavi yöntemleri konusunda anlayabileceği bir dilde bilgilendirmesidir. Hukuki temeli, Hasta Hakları Yönetmeliği, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Yargıtay içtihatlarıdır. Hekimin sadece 'işleme rıza gösterdiğine' dair bir imza alması (basit onam) yeterli değildir. Yargıtay'ın aradığı, 'aydınlatılmış onam'dır. Aydınlatılmış onam, hastanın yeterli ve doğru bir şekilde bilgilendirildikten sonra, özgür iradesiyle ve bilinçli bir şekilde müdahaleye rıza göstermesidir. Bu onamın geçerlilik şartları şunlardır: 1) Aydınlatma, müdahaleyi yapacak hekim tarafından bizzat yapılmalıdır. 2) Aydınlatma, hastanın anlayabileceği bir dilde, tıbbi terimlerden arındırılmış olmalıdır. 3) Aydınlatma, müdahaleden makul bir süre önce yapılmalı, hastanın düşünme ve karar verme zamanı olmalıdır. 4) Aydınlatma, müdahalenin tüm olası risklerini ve sonuçlarını (nadir de olsa ciddi riskler dahil) kapsamalıdır. Bu şartları taşımayan bir onam, hukuken geçersizdir ve yapılan müdahale, komplikasyon olmasa bile hukuka aykırı hale gelir.