Yürütmenin durdurulması taleplerinde, İYUK m. 27 uyarınca kural olarak 'davalı idarenin savunması alındıktan sonra' karar verilir. Ancak, 'uygulanmakla etkisi tükenecek' idari işlemler için savunma alınmadan da bu kararın verilebilmesini sağlayan istisnanın mantığı nedir? Bu istisnanın uygulanabileceği bir idari işlem örneği vererek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202737

Kural olarak savunmanın alınması, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin bir gereğidir. Mahkemenin, karar vermeden önce her iki tarafı da dinlemesi esastır. Ancak, bazı idari işlemlerin niteliği gereği, idarenin savunma süresi olan 15-30 gün beklenirse, işlemin uygulanması tamamlanacak ve geri dönülemez bir durum ortaya çıkacaktır. Bu durumda, yürütmenin durdurulması kararının bir anlamı kalmayacaktır. İşte bu gibi 'acil' durumlarda, telafisi imkansız zararın önüne geçmek amacıyla, savunma alınmadan da yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Bu, temel hakkı korumaya yönelik geçici bir tedbirdir. İdare savunmasını verdikten sonra mahkeme talebi yeniden değerlendirir ve kararını kaldırabilir veya devamına hükmedebilir. Bu istisnaya en tipik örnek, bir öğrencinin final sınavına alınmamasına ilişkin işlemdir. Eğer sınav yarın yapılacaksa, idarenin savunması beklenirse öğrenci sınava giremez ve bu durumun telafisi imkansız hale gelir. Bu nedenle mahkeme, savunma almadan, öğrencinin sınava tedbiren alınması yönünde yürütmenin durdurulması kararı verebilir.