CMK m. 314'te düzenlenen 'sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi' nedenlerini sayınız. Bir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle 'kamu davasının düşürülmesine' karar verildikten sonra, sanığın denetim süresi içinde başka bir suç işlediğinin anlaşılması durumu, CMK m. 314 kapsamında bir yargılamanın yenilenmesi nedeni oluşturur mu? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/397 E., 2017/1825 K. sayılı kararının bu konudaki yorumunu analiz ediniz.
CMK m. 314'e göre sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenleri şunlardır: a) Duruşmada sanığın lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılması, b) Hükme katılmış hakimlerden birinin, sanık lehine görevini yapmada kusur etmesi, c) Sanığın beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hakim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunması. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/397 E., 2017/1825 K. sayılı kararında ele alınan durum, bu üç madde kapsamında doğrudan yer almaz. Kararda, düşme kararı verildikten sonra sanığın aslında denetim süresini ihlal ettiğinin ortaya çıkması, mahkemenin 'delillerin değerlendirilmesinde hataya düşmesi' olarak nitelendirilmiştir. Yargıtay, bu durumun olağanüstü kanun yolu olan 'kanun yararına bozma' konusu olamayacağını, ancak mahkemece hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun, CMK m. 314'te düzenlenen aleyhe yargılamanın yenilenmesi nedenleri kapsamında değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Bu yorum, CMK m. 314'ün lafzından ziyade, maddi gerçeğe ulaşma ve adaletin tecellisi amacıyla, 'hükmün esasını etkileyen yeni bir olay veya delil' (CMK m. 311/1-e'nin kıyasen aleyhe uygulanması gibi) olarak genişletici bir yorum yapıldığını göstermektedir. Esasen, mahkemenin bilmediği yeni bir delil ortaya çıkmıştır ve bu delil sanığın aleyhinedir, bu durumun aleyhe yargılamanın yenilenmesi yoluyla düzeltilebileceği kabul edilmiştir.