Sigorta hukukundan kaynaklanan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasının 'dava şartı' olmasının hukuki dayanağı nedir? Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan bir başvuruda da, öncesinde arabulucuya gitme zorunluluğu var mıdır? Bu iki alternatif uyuşmazlık çözüm yolu arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202732

Hukuki dayanak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5/A maddesidir. Bu madde, TTK'nın 4. maddesinde sayılan ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını bir 'dava şartı' olarak düzenlemiştir. Sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların büyük bir kısmı ticari dava niteliğinde olduğundan, bu kural sigorta uyuşmazlıkları için de geçerlidir. Ancak, Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvurular bu kuralın istisnasını oluşturur. Sigortacılık Kanunu'nda düzenlenen tahkim özel bir yoldur. Sigorta tahkime konu edilen uyuşmazlıklarda, dava şartı olarak arabuluculuk aranmaz. Dolayısıyla, hak sahibi, ya mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvuracak (ve anlaşamazsa dava açacak) ya da doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu'na gidecektir. Bu iki yol birbirinin alternatifi olup, tahkim yolunu seçen için arabuluculuk zorunluluğu yoktur.