CMK m. 115, adli kontrol kapsamında yatırılan güvencenin (kefalet) iadesi veya Hazine'ye irat kaydedilmesi koşullarını düzenlemektedir. Bir sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kararı verildiğinde, sanığın yatırdığı güvence bedelinin derhal iadesine karar verilmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 11. CD, E:2020/6164, K:2021/907 sayılı kararında bu konuda nasıl bir usul öngörülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202712

Hayır, HAGB kararı verildiğinde güvence bedelinin derhal iadesine karar verilmesi hukuka uygun değildir. Yargıtay 11. CD'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, bu durum CMK m. 113 ve 115'in ruhuna aykırıdır. Güvencenin temel amacı, CMK m. 113'te sayılan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamaktır. Bu yükümlülükler; a) sanığın tüm usul işlemlerinde (HAGB denetim süresi dahil) hazır bulunması ve b) yargılama giderleri, mağdurun zararı gibi mali yükümlülükleri karşılamasıdır. HAGB kararı, sanığın 5 yıl boyunca denetime tabi tutulduğu ve bu süre sonunda denetim koşullarına uyarsa davanın düşeceği, uymazsa hükmün açıklanacağı bir ara karardır. Henüz yargılama tam olarak sona ermemiştir. Dolayısıyla, güvence bedelinin, bu 5 yıllık denetim süresi boyunca sanığın yükümlülüklerini yerine getirmesinin bir teminatı olarak tutulmaya devam etmesi gerekir. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin 'güvencenin iadesine' şeklinde bir karar vermesi yanlıştır. Doğru karar, 'güvence bedeli hakkında CMK m. 113 ve 115 uyarınca işlem yapılmasına' şeklinde olmalıdır. Bu, güvencenin akıbetinin infaz aşamasında, yani denetim süresinin sonunda belli olacağı anlamına gelir. Süre sonunda dava düşerse ve başka mali yükümlülük yoksa güvence iade edilir; hüküm açıklanırsa Hazine'ye irat kaydedilebilir.