Lazer epilasyon gibi estetik müdahaleler sonucu meydana gelen zararlara ilişkin davalarda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 'eser sözleşmesi' olarak nitelendirilmesinin temel sebebi nedir? Bu nitelemenin, yüklenicinin (hizmeti sunanın) 'ayıba karşı tekeffül borcu' açısından doğurduğu sonuçları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202702

Estetik müdahalelerin 'eser sözleşmesi' (TBK m. 470 vd.) olarak nitelendirilmesinin temel sebebi, yüklenicinin (hekime veya güzellik uzmanının) belirli bir 'sonucu' (güzelleşme, istenen estetik görünüm, kılların kalıcı olarak yok edilmesi gibi) taahhüt etmesidir. Tıbbi tedavi gibi süreç odaklı vekalet sözleşmesinden farklı olarak, burada amaç sadece özenli bir süreç yürütmek değil, aynı zamanda vaat edilen neticeyi meydana getirmektir. Bu nitelemenin en önemli sonucu, yüklenicinin 'ayıba karşı tekeffül borcu'nun (TBK m. 474 vd.) doğmasıdır. Eğer işlem sonucunda vaat edilen estetik görünüm elde edilemezse veya işlemden kaynaklanan yanık, leke, çukurlaşma gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıkarsa, bu durum eserdeki 'ayıp' olarak kabul edilir. Ayıp durumunda iş sahibi (mağdur), seçimlik haklara sahip olur: a) Sözleşmeden dönme, b) Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, c) Aşırı bir masrafı gerektirmiyorsa, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, d) İmkan varsa, eserin ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Ayrıca, bu hakların yanı sıra genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır.