Türk hukukunda hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, yapılan tıbbi müdahalenin amacına göre (tedavi/estetik) nasıl farklılık gösterir? Bu farklılığın, hekimin 'dikkat ve özen yükümlülüğü'nün derecesi ve sonuç sorumluluğu üzerindeki etkisini açıklayınız.
Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki, müdahalenin amacına göre temel olarak ikiye ayrılır: 1) Tedavi Amaçlı Müdahaleler: Bu tür müdahalelerde (ameliyat, ilaç tedavisi vb.) hekim, belirli bir sonucu (iyileşmeyi) garanti etmez; sadece tıp biliminin güncel standartlarına uygun, gerekli dikkat ve özeni göstererek tedavi sürecini yürütmeyi taahhüt eder. Bu ilişki, niteliği gereği bir 'vekâlet sözleşmesi' (TBK m. 502 vd.) olarak kabul edilir. Hekimin sorumluluğu, 'süreç sorumluluğu'dur. 2) Estetik Amaçlı Müdahaleler: Bu tür müdahalelerde (burun estetiği, saç ekimi vb.) hekim, sadece süreci özenle yürütmeyi değil, aynı zamanda tarafların anlaştığı belirli bir 'sonucu' (güzelleşme, istenen görünüm) elde etmeyi de taahhüt eder. Bu nedenle bu ilişki, bir 'eser sözleşmesi' (TBK m. 470 vd.) olarak kabul edilir. Hekimin sorumluluğu, 'sonuç sorumluluğu'dur. Bu ayrım, dikkat ve özen yükümlülüğünün derecesini etkiler. Eser sözleşmesinde, hekimin özen yükümlülüğü daha ağırdır. Sadece tıp kurallarına uygun davranması yetmez, aynı zamanda vaat edilen estetik sonuca ulaşamaması da bir 'ayıp' teşkil eder ve sorumluluğunu doğurur. Vekalet sözleşmesinde ise, hekim tıp kurallarına uygun davrandığı sürece, istenen sonuç (iyileşme) elde edilemese bile sorumlu tutulmaz.