Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına giren suçları, Türk Ceza Kanunu'ndaki genel kural ve istisnai düzenlemelere göre açıklayınız. 'Nitelikli dolandırıcılık' suçunun hangi hallerde Ağır Ceza Mahkemesi'nde, hangi hallerde Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını belirtiniz.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanı, 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirlenmiştir. Genel kural, kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, TCK'da yer alan 'yağma' (m. 148), 'irtikap' (m. 250), 'resmi belgede sahtecilik' (m. 204), 'nitelikli dolandırıcılık' (m. 158), 'hileli iflas' (m. 161) suçları ile 'ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren' suçlarla ilgili dava ve işlere bakmaktır. 'Nitelikli dolandırıcılık' (TCK m. 158) suçu kural olarak Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanındadır. Ancak, 6763 sayılı Kanun ile TCK m. 158'e eklenen fıkra ile bir istisna getirilmiştir. Buna göre, nitelikli dolandırıcılık suçunun, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi (m. 158/1-e), bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi (m. 158/1-f), banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi (m. 158/1-j) veya sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi (m. 158/1-k) hallerinde, verilecek cezanın alt sınırı yükseltilmiş olmasına rağmen, bu suçlardan elde edilen haksız menfaatin belli bir miktarın (her yıl güncellenen) altında kalması durumunda, verilecek ceza indirilir ve bu davalara bakma görevi 'Asliye Ceza Mahkemesi'ne aittir. Yani, menfaat miktarı, bu bentler için görevli mahkemeyi belirleyen bir kriter haline gelmiştir.