Türk Medeni Kanunu m. 194'e göre 'aile konutu' üzerinde malik olan eşin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, tapuda 'aile konutu şerhi' olmasa dahi geçerli midir? Bu sınırlandırmanın hukuki niteliğini (emredici/düzenleyici) ve malik olmayan eşin rızasının ne şekilde (açık/zımni) olması gerektiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202658

Evet, TMK m. 194'ten doğan tasarruf yetkisi kısıtlaması, tapuda 'aile konutu şerhi' bulunmasa dahi geçerlidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına (örn: Yargıtay 2. HD, 2019/5110 E.) göre, bir konutun aile konutu niteliği taşıması, bu kısıtlama için yeterlidir. Tapuya konulan şerh, 'kurucu' değil, 'açıklayıcı' (bildirici) niteliktedir. Şerhin temel işlevi, konutun aile konutu olduğunu bilmeyen veya bilebilecek durumda olmayan 'iyiniyetli üçüncü kişilerin' ayni hak kazanımlarını engellemektir. Şerh olmasa bile, işlemi yapan üçüncü kişi konutun aile konutu olduğunu biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa (kötü niyetli ise), yapılan işlem yine geçersizdir. Bu kural, kamu düzenine ilişkin ve 'emredici' niteliktedir; eşlerin anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz veya önceden bu haktan feragat edilemez. Malik olmayan eşin rızası ise 'açık rıza' olmak zorundadır. Zımni (örtülü) rıza veya icazet yeterli değildir. Rızanın varlığını ispat yükü, tasarruf işlemini yapan eş ve lehine işlem yapılan üçüncü kişiye aittir.