CMK m. 26'da düzenlenen 'ret isteminin usulü'ne göre, reddi istenen hakime ilişkin ret sebepleri nasıl ve ne zaman ileri sürülmelidir? Reddi istenen hakimin, bu talep karşısındaki rolü nedir? Yargıtay 4. CD, 2019/3275 K. sayılı kararında, C. Savcısının iddianamenin iadesi kararına itiraz ederken aynı zamanda hakimin reddini talep etmesi durumunda, merciin her iki talebi aynı anda karara bağlamasını neden hukuka aykırı bulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202650

CMK m. 26'ya göre, hakim reddi talebi, mensup olunan mahkemeye bir dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunarak yapılır. Talebi yapan taraf, öğrendiği ret sebeplerinin 'tümünü bir defada açıklamak' ve bu iddialarını destekleyen olguları süresi içinde ortaya koymakla yükümlüdür. Parça parça ret talebinde bulunarak yargılamayı sürüncemede bırakmak engellenmek istenmiştir. Reddi istenen hakim, talep hakkında karar veremez; ancak ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak mahkemeye bildirir (CMK m. 26/3). Yargıtay 4. CD, 2019/3275 K. sayılı kararında, merciin hem iddianamenin iadesine itirazı hem de hakimin reddi talebini aynı anda karara bağlamasını hukuka aykırı bulmuştur. Çünkü bu iki talep farklı usullere tabidir ve farklı sonuçlar doğurur. Öncelikle hakimin reddi talebinin karara bağlanması gerekir. Zira ret talebi kabul edilirse, o hakimin verdiği 'iddianamenin iadesi' kararı da hukuken sakatlanmış olacaktır. Ret talebi reddedilirse, ancak o zaman iddianamenin iadesi kararına yönelik itiraz incelenebilir. Merci, bu usuli sıralamayı gözetmeden her iki konuda birden karar vererek CMK'nın ilgili usul hükümlerini (m. 26, 27) ihlal etmiştir.