5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17. maddesi, suça sürüklenen çocuk ile yetişkinin iştirak halinde suç işlemesi durumunda, davaların genel mahkemede (Asliye/Ağır Ceza) birleştirileceğini, ancak çocuğa özgü yargılama usullerinin saklı olduğunu belirtir. Bu 'usullerin saklı olması' ilkesinin pratik anlamı nedir? Birleştirilen davada, duruşmanın aleniyeti (açık yapılması) konusunda mahkeme nasıl bir yol izlemelidir?
ÇKK m. 17'deki 'usullerin saklı olması' ilkesinin pratik anlamı, çocuk sanığın, yetişkinlerle birlikte yargılanıyor olsa dahi, Çocuk Koruma Kanunu'nun ve uluslararası sözleşmelerin çocuğa tanıdığı özel usuli güvencelerden mahrum bırakılamayacağıdır. Yargılama genel mahkemede yapılsa da, mahkeme çocuk sanık açısından sanki bir Çocuk Mahkemesi gibi hareket etmek zorundadır. Bu ilkenin pratik yansımaları şunlardır: - Çocuğun kimlik ve kişisel bilgilerinin gizli tutulması. - Çocuğun sorgusunun ve beyanlarının, mümkünse bir uzman (pedagog, psikolog) eşliğinde yapılması. - Yargılama sırasında çocuğun yüksek yararının her zaman gözetilmesi. - Çocuğa özgü güvenlik tedbirlerinin veya ceza ve infaz rejiminin uygulanması. Duruşmanın aleniyeti konusunda ise mahkeme, birbiriyle çelişen iki kural arasında bir denge kurmalıdır. CMK'ya göre yetişkinlerin yargılandığı duruşmalar kural olarak 'alenidir' (açıktır). ÇKK'ya göre ise çocukların yargılandığı duruşmalar kural olarak 'kapalıdır'. Davalar birleştirildiğinde, en güvenceli ve koruyucu olan yöntem, çocuğun menfaatini üstün tutmaktır. Bu durumda mahkemenin izleyebileceği iki yol vardır: 1) Duruşmanın Tamamen Kapalı Yapılması: Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa, mahkeme tüm duruşmanın kapalı yapılmasına karar verebilir. 2) Duruşmaların Ayrılması (Ayırma): Daha yaygın ve doğru olan uygulama, mahkemenin, genel yargılamayı açık olarak yürüttükten sonra, sadece çocuk sanıkla ilgili işlemler (sorgu, beyan, esasa ilişkin savunma vb.) yapılırken, o oturumu (celseyi) veya oturumun o kısmını 'kapalı' hale getirmesidir. Yani, çocuk sanığın işlemleri yapılırken duruşma salonu boşaltılır, bu işlemler bittikten sonra duruşmaya tekrar aleni olarak devam edilir. Bu yöntem, hem yetişkin sanığın aleni yargılanma hakkını hem de çocuğun kapalı yargılanma hakkını bir arada korur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-9-davalarin-birlestirilerek-acilmasi.html)