5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 4, ceza mahkumiyetlerinin kesinleşmeden infaz edilemeyeceğini düzenler. Bu kuralın bir istisnası var mıdır? Örneğin, HAGB kararının denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi üzerine hükmün 'açıklanması' kararı, infazı için kesinleşmesi gereken bir karar mıdır, yoksa verildiği anda infaz edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202622

5275 sayılı Kanun m. 4'teki 'kesinleşmeden infaz yasağı' ilkesinin, kanunda açıkça belirtilmiş bazı istisnaları bulunmaktadır. Ancak HAGB sonrası verilen 'hükmün açıklanması' kararı bu istisnalardan biri değildir ve infazı için kesinleşmesi gerekir. Kuralın en bilinen istisnası, tutuklama gibi koruma tedbirleridir. Tutuklama kararı, bir mahkumiyet hükmü olmayıp bir tedbir olduğu için, verildiği anda kesinleşmesi beklenmeden derhal uygulanır. Soruda belirtilen 'hükmün açıklanması kararı' ise, CMK m. 231 uyarınca verilen yeni bir mahkumiyet hükmü niteliğindedir. İlk HAGB kararı ile infazı askıya alınan ceza, bu yeni kararla birlikte infaz edilebilir hale gelmektedir. Bu karar, özü itibarıyla bir 'mahkûmiyet hükmü'nün sonuçlarını doğurduğundan, genel kural olan 5275 S.K. m. 4'e tabidir. Yani, sanığın açıklanan bu cezasının infazına başlanabilmesi için, hükmün açıklanması kararının da kanun yolları (istinaf, temyiz) tüketilerek 'kesinleşmesi' zorunludur. Sanık, hükmün açıklanması kararına karşı istinaf yoluna başvurma hakkına sahiptir. Bu başvuru sonuçlanmadan ve karar kesinleşmeden, sanık cezanın infazı için cezaevine alınamaz. Yargıtay'ın bu konudaki içtihatları da istikrarlı bir şekilde bu yöndedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-4-infazin-kosulu.html)