Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) 'acil hal' tanımı yapılırken, 'olayın meydana gelmesini takip eden ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren durumlar' ifadesi yer almaktadır. Bu 24 saatlik sürenin, özel hastanelerin acil servislerinden ücret alınıp alınmaması konusundaki mutlak bir kriter olup olmadığını, 'ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığı... takdirde hayatın... kaybedilme riskinin doğacağı' şeklindeki ikinci kriterle birlikte yorumlayınız.
SUT'taki 'ilk 24 saat' kriteri, acil halin belirlenmesinde önemli bir zaman dilimi olmakla birlikte, mutlak ve tek başına belirleyici bir kriter değildir. Bu ifade, acil halin tanımını oluşturan iki ana unsurdan sadece biridir. Tanımın bütüncül olarak yorumlanması gerekir. SUT'taki acil hal tanımı iki bölümden oluşur: 1) Zamana Dayalı Kriter: 'Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda olayın meydana gelmesini takip eden ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren durumlar...' Bu kriter, olayın akut ve yeni olduğunu vurgular. 2) Durumun Niteliğine Dayalı Kriter: '...ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığı veya başka bir sağlık kuruluşuna nakli halinde hayatın ve/veya sağlık bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul edilen durumlar...' Bu ikinci kriter, zamandan bağımsız olarak, hastanın tıbbi durumunun ciddiyetine odaklanır. Bir hastanın durumu, olayın üzerinden 24 saatten fazla geçmiş olsa bile, eğer acil müdahale gerektiren ve hayati risk taşıyan bir nitelikte ise (örneğin, bir kalp krizinin belirtileri 24 saatten uzun süredir devam ediyor ama hasta yeni hastaneye gelmişse veya bir enfeksiyon 48 saat sonra septik şoka dönüşmüşse), bu durum yine 'acil hal' olarak kabul edilmek zorundadır. Tersi de geçerlidir; 24 saat içinde başvurulmuş olsa bile, eğer hastanın durumu triyajda 'yeşil alan' olarak kodlanmış, yani hayati bir risk taşımayan basit bir sağlık sorunu ise, bu durum acil hal kapsamında değerlendirilmeyebilir. Sonuç olarak, 24 saatlik süre, acil halin tespitinde yol gösterici bir unsurdur, ancak asıl belirleyici olan, hastanın o anki klinik durumunun 'ivedi müdahale gerektirip gerektirmediği' ve 'hayati bir risk taşıyıp taşımadığı'dır. Bu ikinci kriter, her zaman birinci kritere göre önceliklidir ve hastanın sağlık hakkının korunmasının temelini oluşturur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hastanelerin-acil-servisleri-ucret-talep-edebilir-mi/)