Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 1997/13593 E., 1997/12680 K. sayılı kararında, sanıkların, tanıkların ve müdahillerin başka bir şehre (Trabzon'a) gidip gelmelerindeki zorluğun, CMK (o zamanki CMUK) uyarınca bir 'davanın nakli' sebebi olarak kabul edilmemesinin temel gerekçesi nedir? Bu durumu, 'usul ekonomisi' ve 'adalete erişim hakkı' ilkelerinin, 'kamu güvenliği' gibi istisnai bir nakil sebebi karşısındaki konumu açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202604

Yargıtay'ın bu kararda, tarafların duruşmalara gidip gelmesindeki zorluğu bir nakil sebebi olarak kabul etmemesinin temel gerekçesi, bu durumun CMK'da (CMUK m. 14) sayılan tahdidi (sınırlı) nakil sebepleri arasında yer almamasıdır. Kanun, davanın naklini sadece iki istisnai hale bağlamıştır: (1) Mahkemenin hukuki veya fiili imkansızlıklar nedeniyle görevini yapamaması, (2) Yargılamanın o yerde yapılmasının 'kamu güvenliği' için tehlikeli olması. Tarafların veya tanıkların ulaşım zorluğu, bu iki kategoriden hiçbirine girmemektedir. Bu durumun ilkeler açısından analizi şöyledir: - 'Usul Ekonomisi' ve 'Adalete Erişim Hakkı': Davanın taraflara yakın bir yerde görülmesi, şüphesiz usul ekonomisine (masraf ve zaman tasarrufu) ve tarafların adalete erişim hakkına daha uygundur. Ancak bu ilkeler, davanın nakli gibi 'tabii hakim' ilkesini ortadan kaldıran olağanüstü bir kurumun uygulanması için tek başına yeterli değildir. Ulaşım zorlukları, tanıkların istinabe (naip hâkim) yoluyla dinlenmesi gibi daha hafif usuli yöntemlerle aşılabilir. - 'Kamu Güvenliği' Karşısındaki Konumu: 'Kamu güvenliği' tehlikesi, yargılamanın kendisinin bir kargaşa veya isyan riski yaratması gibi, yargı erkinin işleyişini temelden tehdit eden çok daha ağır ve istisnai bir durumdur. Yargıtay, kararında, 'çok büyük ve çok önemli nedenler somut olarak ortaya konulmadıkça' kamu güvenliği gerekçesiyle nakil istenmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu yolun ne kadar dar yorumlanması gerektiğini belirtmiştir. Tarafların kişisel zorlukları, kamu güvenliğini tehdit eden bir durumla aynı ağırlıkta değildir. Sonuç olarak Yargıtay, kişisel ve pratik zorlukların, kanunda sayılan olağanüstü ve kamu düzenine ilişkin nakil sebeplerini oluşturmayacağına, bu nedenle tabii hakim ilkesinden vazgeçilemeyeceğine karar vermiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-19-madde-cmk/)