Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2013/35232 E., 2014/25813 K. sayılı kararında, hırsızlık suçundan yargılanan sanık ile olayı gören tanığın yüzleştirilmemesini veya fotoğraflı teşhis yaptırılmamasını neden 'eksik inceleme ve araştırma' olarak nitelendirmiştir? 'Yüzleştirme' (CMK m. 52/2) işleminin, tanık beyanının güvenilirliğini ve doğruluğunu denetlemedeki rolü nedir?
Yargıtay'ın bu kararı, ceza yargılamasının temel amacı olan 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesinin bir gereğidir. Kararın 'eksik inceleme ve araştırma' olarak nitelendirilmesinin nedeni, mahkemenin, uyuşmazlığın kilit noktasını aydınlatabilecek temel bir delili toplamaktan kaçınmış olmasıdır. 1) Uyuşmazlığın Kilit Noktası: Sanık suçu inkar etmekte, tanık ise olay yerinde üç şahıs gördüğünü beyan etmektedir. Davanın çözümü, tanığın gördüğü kişilerden birinin sanık olup olmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesine bağlıdır. Bu tespiti yapmanın en doğrudan ve etkili yolu ise teşhis işlemidir. 2) Yüzleştirme/Teşhisin Rolü: Tanık beyanı, sübjektif bir delildir ve tanığın hafızası, algısı veya yanılması gibi nedenlerle hatalı olabilir. 'Yüzleştirme' veya 'teşhis', tanığın bu sübjektif beyanını somut bir denetime tabi tutma imkanı verir. Tanık, sanığı canlı olarak veya fotoğraftan gördüğünde, daha önceki soyut ifadesini somut bir kişiyle eşleştirir veya eşleştiremez. Bu işlem, tanık beyanının 'güvenilirliğini' ve 'doğruluğunu' test etmenin en önemli yoludur. Mahkemenin, bu kritik delili toplamadan, sadece sanığın olay saatinde başka bir yerde olduğuna dair savunmasına (jandarmaya ruhsat kaybı başvurusu) karşı, tanığın soyut beyanına dayanarak bir karar vermesi, gerçeği araştırma yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği anlamına gelir. Yargıtay, şüphenin sanık lehine veya aleyhine giderilebilmesi için bu temel delil toplama işleminin (yüzleştirme veya teşhis) yapılmasının zorunlu olduğunu, yapılmamasının ise 'eksik inceleme' teşkil ettiğini belirtmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-81-fizik-kimligin-tespiti.html)