Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2013/27509 E., 2014/17702 K. sayılı kararında, mahkemenin daha önce Adli Tıp Kurumu'ndan aldığı ve sanığın parmak izlerinin uyuşmadığını belirten rapora dayanarak beraat kararı verip hüküm kesinleştikten sonra, Jandarma Kriminal'den gelen aksi yöndeki bir rapora dayanarak 'aleyhe yargılamanın yenilenmesi' talebini kabul etmesini neden hukuka aykırı bulmuştur? Bu durumu, 'yeni delil' kavramının ve 'kesin hükmün otoritesi' (res judicata) ilkesinin sınırları açısından tartışınız.
Yargıtay'ın bu kararı, 'yargılamanın yenilenmesi' kurumunun ve özellikle 'yeni delil' kavramının sınırlarını çizmesi açısından önemlidir. Kararın hukuka aykırı bulunmasının temel nedeni, sonradan ortaya çıkan Jandarma raporunun, CMK m. 311 anlamında 'yeni bir delil' niteliği taşımamasıdır. 'Yeni delil', hükmü veren mahkemenin yargılama sırasında hiç görmediği, değerlendirmediği ve varlığından haberdar olmadığı bir delildir. Oysa somut olayda, mahkeme yargılama sırasında 'parmak izi delili' ile zaten temas etmiş, bu konuda uzman bir kurum olan Adli Tıp Kurumu'ndan rapor almış, bu raporu değerlendirmiş ve kararını bu delile dayandırmıştır. Jandarma'dan sonradan gelen rapor, aynı delil (parmak izi) hakkında, farklı bir bilirkişinin farklı bir görüşünü içermektedir. Bu durum, 'yeni delil' değil, mevcut bir delilin 'farklı şekilde yeniden değerlendirilmesi' talebidir. Kesin hükmün otoritesi (res judicata) ilkesi, bir davanın aynı taraflar ve aynı konuda yeniden görülmesini engeller. Yargılamanın yenilenmesi, bu ilkenin çok sıkı koşullara bağlanmış bir istisnasıdır. Eğer her farklı bilirkişi görüşü 'yeni delil' sayılsaydı, hiçbir hüküm kesinleşemez ve davalar sonsuza dek yeniden açılabilirdi. Yargıtay, bu tehlikeyi önlemek için, aynı konudaki farklı bir uzman görüşünün 'yeni delil' sayılmayacağını, ancak ilk raporun 'sahteliğinin' (CMK m. 311/1-b) iddia ve ispat edilmesi halinde yargılamanın yenilenmesinin mümkün olabileceğini belirtmektedir. Dolayısıyla, mahkemenin, daha önce değerlendirdiği bir delile ilişkin farklı bir yoruma dayanarak kesin hükümden dönmesi, hukuki güvenlik ve kesin hükmün otoritesi ilkelerini ihlal eder. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-314-sanik-veya-hukumlunun-aleyhine-yargilamanin-yenilenmesi-nedenleri.html)