İdari yargıda dilekçeler teatisinin tamamlanmasından sonra, taraflardan birinin dosyaya yeni bir belge sunması, İYUK m. 21 çerçevesinde hangi koşullarda mümkündür? Danıştay 5. Dairesi'nin 2005/2698 E., 2005/6541 K. sayılı kararında, idarenin ikinci savunmasından sonra sunduğu soruşturma raporunun davacıya tebliğ edilmeden kararda gerekçe olarak kullanılmasını neden 'adil yargılanma hakkı'nın ihlali olarak görmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202572

İYUK m. 21, dilekçeler teatisinden sonra yeni bir belge sunulmasını iki temel koşula bağlamıştır: 1) Belgenin vaktinde ibraz edilmesine imkân bulunmadığına mahkemece kanaat getirilmesi. Bu, belgenin yeni ortaya çıkması, varlığının yeni öğrenilmesi gibi haklı bir mazeretin bulunması anlamına gelir. 2) Mahkemenin bu belgeyi kabul etmesi ve diğer tarafa tebliğ etmesi. Mahkeme, belgeyi kabul ederse, karşı tarafa savunma hakkını kullanabilmesi için bu belgeyi tebliğ etmek zorundadır. Danıştay 5. Dairesi'nin anılan kararında, idarenin sonradan sunduğu soruşturma raporunun davacıya tebliğ edilmeden kararda kullanılması, 'adil yargılanma hakkı'nın temel unsurlarından olan 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin açık bir ihlalidir. Bunun nedenleri: 1) Silahların Eşitliği İlkesi: Bu ilke, davanın taraflarının usuli haklar bakımından eşit konumda olmasını ve bir tarafa tanınan bir hakkın diğerine de tanınmasını gerektirir. İdare, dosyaya aleyhe bir delil sunarken, davacının bu delilden haberdar edilmemesi ve ona karşı cevap verme imkanının tanınmaması, taraflar arasındaki dengeyi davalı idare lehine bozar. 2) Çelişmeli Yargılama İlkesi: Bu ilke, tarafların, dosyaya giren her türlü delil ve beyandan haberdar olma, bunları tartışma ve bunlara karşı kendi argümanlarını ileri sürme hakkına sahip olmasını ifade eder. Davacı, aleyhindeki iddiaları içeren ve kararın gerekçesini oluşturan bir rapordan haberdar değilse, bu rapora karşı bir savunma geliştiremez. Bu durum, savunma hakkını tamamen işlevsiz kılar. Mahkeme, sonradan sunulan bir belgeyi hükmüne esas alacaksa, mutlaka karşı tarafa tebliğ edip, o belgeye karşı beyanda bulunması için uygun bir süre vermek zorundadır. Bu yapılmadan verilen karar, usul yönünden sakattır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-21-madde-iyuk/)