2022/32-66 sayılı Tebliğ ile getirilen menkul satış sözleşmelerinde dövizle ödeme yasağı, 19.04.2022 tarihinden 'önce' akdedilmiş sözleşmeler kapsamında düzenlenmiş döviz cinsinden çek veya faturaların ödenmesini nasıl etkilemektedir? Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın duyurusu, bu konuda 'hukuki güvenlik' ve 'beklenti' ilkeleri doğrultusunda nasıl bir ayrım yapmıştır?
2022/32-66 sayılı Tebliğ, yürürlüğe girdiği 19.04.2022 tarihinden sonraki ödeme yükümlülüklerinin TL ile yapılmasını zorunlu kılmıştır. Ancak bu kuralın geçmişe dönük olarak uygulanması, 'hukuki güvenlik', 'sözleşmeye bağlılık' ve 'meşru beklentinin korunması' ilkelerini ihlal edeceği için, Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı duyuru ile bir geçiş süreci ve istisnalar öngörmüştür. Bakanlık duyurusu, tebliğin yürürlük tarihini milat alarak şu ayrımı yapmıştır: 1) 19.04.2022 Tarihinden Önceki Hukuki Durumlar: Türkiye'de yerleşik kişilerin, bu tarihten önce; - Akdettikleri sözleşmeler kapsamında birbirlerine verdikleri döviz cinsinden kıymetli evrakların (çek, bono vb.) ödemeleri, - Keşide ettikleri (düzenledikleri) döviz cinsinden faturalara ilişkin ödemeleri, döviz cinsinden yapılmaya devam edilebilecektir. 2) 19.04.2022 ve Sonrası Hukuki Durumlar: Bu tarihten itibaren akdedilen sözleşmeler veya bu tarihten sonra doğan ödeme yükümlülükleri (yeni kesilen faturalar, yeni düzenlenen çekler vb.) için ödemelerin TL ile yapılması zorunludur. Bu ayrımın temel nedeni, tarafların tebliğ değişikliğinden önce, mevcut hukuki rejime güvenerek döviz cinsinden ödeme araçları düzenlemiş veya faturalar kesmiş olmalarıdır. Bu meşru beklentiyi korumak ve ticari hayatta bir kaos yaşanmasını önlemek amacıyla, kanun koyucu (idari düzenlemeyi yapan organ), yeni kuralı geçmişe yürütmeyerek hukuki güvenlik ilkesine uygun bir düzenleme yapmıştır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/menkul-satis-sozlesmelerine-getirilen-dovizle-odeme-yasagi)